1 Ocak 2025’ten sonra doğan ikinci çocuk için her ay olacak şekilde bin 500 lira, üçüncü çocuğunu dünyaya getiren anneye ise aylık 6 bin 500 lira, dördüncü çocukta ise yine 5 bin liralık yardım ekleneceği müjdesi verilmişti.

Söz konusu yardımların çocuklar 5 yaşını doldurana kadar devam edeceği dahi açıklanmıştı.

Ancak televizyonların gündüz programlarındaki aile değerlerini yerle bir eden programları görünce 2025 yılının gerçekten Aile Yılı olarak açıklanmasının izahı olamaz.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu konudaki sessizliğini anlamak mümkün değildir. Bu programlardan Bakanlığın ve Bakanın haberi yok desek bir türlü var desek başka bir türlü.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın bu programları baştan sona bir gün izlemeye tahammül göstereceğini düşünemiyoruz. Normal bir kişinin midesinin kaldıracağı programlar değiller çünkü. Öyleyse bu programlara kim ve ne zaman dur diyecek? Bu milletin aile değerlerinin bu kadar örselenmesine daha ne kadar göz yumulacak?

En acısı da yandaş kanallar olarak adlandırılan televizyon kanallarında bu programların yayımlanmasıdır. Yani vatandaşın vergileriyle besleniyorlar. O zaman bizde ilgililere birkaç soru soralım.

1- Bakan ve RTÜK Başkanı evinde bu kanalları ailesiyle izleyebiliyor mu? Ya da bu programları vatandaşlara tavsiye edebilirler mi?

2- Bakanlıkta bu konuları inceleyen ve zararlarını raporlayan uzmanlar yok mu? Ya da bu konuda rapor hazırlandı mı?

3- Bakanlık bu konuda RTÜK’e resmi bir yazı yazdı mı ya da rapor sundu mu?

Soruları çoğaltabiliriz. Ancak ne demek istediğimiz anlaşıldığı için kısa keselim. Vatandaşların vergileriyle beslenen bu kanallara daha fazla tahammül etmeyelim artık.

Bu kadar anlattıktan sonra gerçekten 2025 yılını Aile Yılı olarak ilan ettiğinizden emin misiniz? Şaka yapmıyorsunuz değil mi?

Yeni Şafak yazarı Ahmet Ünlü toplu sözleşme öncesi kamu işçilerini fena kızdırmış Yeni Şafak yazarı Ahmet Ünlü toplu sözleşme öncesi kamu işçilerini fena kızdırmış