HABER MERKEZİ / Asıl sorunda burada başladı. Her yetki beraberinde de ciddi bir sorumluluk gerektirmektedir. Yetkiyi alan sorumluluğu unutunca beklenmedik şoklarla karşı karşıya kalan muhalefet ne yapacağını şaşırdı.

Atamalarda yaşanan ahbap çavuş ilişkilerinin yanında ihale yolsuzlukları da işin tuzu biberi oldu. Bizden önce de yapılıyordu mazereti ise geçmiyor. Sen ben yapmayacağım diye geldin itirazı ile karşılaşılıyor.

Haklı olarak vatandaşlar hem hizmetten oldu hem de iktidarın yaptığının katmerlisi muhalefet tarafından yapılmaya başladı. Özellikle Belediye İktisadi Teşebbüslerine yapılan sınavsız atamalar iyice zıvanadan çıktı. Zuhuratı kurtaran bir iki makyajda düşünce vatandaş borçlarını ödeyemeyen belediyelerle karşı karşı kaldı.

Bahane hazırdı. İktidar çalıştırmıyor. Bu sihirli kelam çok inandırıcı olmuyor. Çünkü geçmişte Refah Belediyeciliği bulunuyor.

Yıllar önce Refah Partisi örneğini gören vatandaş bütün engellemelere rağmen hizmetin nasıl geldiğini görmüştü. Nitekim Refah Partisini iktidara taşıyan en büyün unsur belediyelerde gösterilen performanstı. Belediyelerdeki hizmeti gören vatandaş davulla zurnayla, hatta büyük bir risk alarak Refah Partisini iktidara taşımıştı. Sonrası malum.

Şimdi belediyelerde büyük bir zafer kazanan muhalefet adeta her konuda dökülüyor. Sınavsız personel atamasından tutunda ihale yolsuzluklarına kadar her şeye bulaşan muhalefet belediyeleri yargının soğuk yüzüyle karşılaştılar.

İstanbul Büyükşehir Belediyesini tasnif dışı tutuyoruz. Adam multidisipliner bir formatla hareket ediyor. Belediye başkanlığı ise en az ilgilendiği konu gibi görünüyor. Biran önce Cumhurbaşkanlığı adaylığı açıklansa da hem kendi hem de İstanbullular rahatlasa.

Laf üretmekten hizmete bir türlü sıra gelmiyor. Sayıştay raporları da durumu özetliyor zaten.

Zira sınavsız atamaları zemmeden muhalefet, belediyelerde iktidara rahmet okutturdu. Vatandaş haklı olarak bunlar muhalefette bu kadar fütursuzluk yaparsa iktidarda neler yapmaz ki demeye başladı.

Hatta bazı belediyelerde acemiliği atlatanlar işi iyice çığırından çıkarmaya başladılar bile. Belediyeler adeta muhalefeti fonlayan bir yapıya döndü. İlçe başkanlıklarının ikici şubesi gibi hareket eder hale gelen bazı belediyeler vatandaşın dikkatini çekmeye başladı.

THY’den Ailelere Özel Yüzde 15 İndirim THY’den Ailelere Özel Yüzde 15 İndirim

Bu durum vatandaşı adeta kırk katır mı kırk satır mı ikilemiyle karşı karşıya getiriyor. Bir tarafta kötü yönetimden vazgeçmeyen iktidar diğer yanda ise ümitsiz müzmin muhalefet. İşte vatandaşın riske edemediği gerçek durum bu.