Çalışmanın İstisnasız bütün sözleşmeli personel kadroya geçirilmeli, kamu hizmetleri kadrolu memurlar eliyle gördürülmelidir” başlıklı bölümünde 32 farklı mevzuata göre sözleşmeli personel istihdam edildiği belirtilerek bunların istisnasız bir şekilde kadroya geçirilmesi önerilmektedir.

Kamudaki bütün sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesinin doğru olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Zaten 657 sayılı Kanundaki sözleşmeli personel statüsü istisnai bir durumdur. Şuan ki uygulama istisnai bir durumu asıl hale getirmiştir. Yanlış olan budur.

Çalışmada konuyla ilgili şu ifadelere yer verilmiştir:

Ülkemizde kamu kurumlarında 657 sayılı Kanunun 4/A ve 4/B maddeleri uyarınca, 5393 sayılı Kanuna tabi olarak; sözleşmeli, idari hizmet sözleşmesi, kamu dışı sağlık personeli, vekil gibi adlar altında uygulanan çeşitli istihdam modelleri, çok başlı ve karmaşık bir yapının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşlarında;

1-  22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşler· Başkanlığı Kuruluş¸ ve Görevler· Hakkında Kanunun 10’uncu maddesinin A fıkrası,

2- Bu Kanunun 4’üncü maddesinin (B) fıkrası, 86’ncı maddesi ile Ek Geçici 16’ncı maddesi,

3- 14/7/1970 tarih ve 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Personeli Hakkında Kanunun 7’nci ve 8’inci maddeleri,

4-  4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50’nci maddesinin (d) bendi,

5-  11/8/1983 tarihli ve 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun 97’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,

6- 9/11/1983 tarihli ve 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun 17’nci maddesi,

7- 11/11/1983 tarihli ve 2954 sayılı Türkiye Radyo Ve Televizyon Kanunu’nun 50’nci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile geçici 12’nci maddesi,

8- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun ek 3’üncü maddesi,

9- 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun  35’inci maddesi,

10- 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun,

11- 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanununun 24’üncü maddesi,

12- 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 29’uncu maddesinin sekizinci fıkrası,

13- 13/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinin üçüncü fıkrası,

14- 10/11/2005 tarihli ve 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 25’inci maddesi,

15- 10/6/1949 tarihli ve 5441 sayılı Devlet Tiyatroları Personeli Hakkında Kanunun 7’nci maddesi,

16- 16/05/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 28’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları,

17- 17/2/2010 tarihli ve 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 13’üncü maddesi,

18- 17/2/2011 tarihli ve 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6’ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası,

19- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 8’inci maddesinin dördüncü fıkrası,

20- 1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu’nun 30’uncu maddesi,

21-  9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun Geçici 6’ncı maddesi,

22-  6/4/2016 tarihli ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 15’inci maddesinin altıncı fıkrası,

23- 10/7/2018 tarihli ve I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 14’üncü ve 63’üncü maddeleri ile 63’üncü maddenin A fıkrası,

24- 10/7/2018 tarihli ve II sayılı Genel kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi,

25- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetler· Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 6, ek 23, ek 24, ek 26 ve ek 27’nci maddeleri,

26- 27/10/1989 tarihli ve 388 sayılı Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 6’ncı maddesi,

27- 3/6/2011 tarihli ve 642 sayılı Doğu Anadolu Projesi, Doğu Karadeniz Projesi ve Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıklarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5’inci maddesinin üçüncü fıkrası,

28- 29/6/2011 ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 36’ncı maddesinin A fıkrası,

29- 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar Ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4’üncü maddesinin birinci fıkrası,

30- 24/10/2011 tarihli ve 656 sayılı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ncı maddesinin yedinci fıkrası, 14 Türk ve Türkiye Yüzyılı İçin Kamu Personel Rejimi Önerisi

31- 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42’nci ve 45’inci maddeleri ile 45’inci maddesinin A fıkrası,

32- 36/3/2018 tarihli ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesi,

uyarınca çeşitli statülerde çalıştırılan kamu görevlileri bulunmaktadır.

Memur-Sen Başkanı Yalçın dayanışma aidatında ısrarlı Memur-Sen Başkanı Yalçın dayanışma aidatında ısrarlı

Aynı kurumda aynı işi yapan ancak tabi oldukları yasal mevzuatın farklı olması nedeniyle maaşları, emeklilik hakları, iş güvenceleri, atama, tayin ve terfi ile sosyal ve özlük hakları farklı olan kamu görevlileri bulunmaktadır.

Bu tür uygulamalar sonucunda kamuda görevleri ve nitelikleri aynı olmasına rağmen farklı statülere sahip çalışanlar arasında ücret adaletine ve sosyal eşitliğe ulaşmak imkânsız hale gelmekte, çalışanlarımızın aile birliği sağlanamamaktadır.

TC Anayasası’nın 10. maddesi “…hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” hükmünü amirdir. Buradan anlaşılan, eşitlik ilkesinin, sadece idare makamlarına, yani kanunun uygulayıcılarına değil, aynı zamanda kanun koyucuya, yani yasama organına da hitap ettiğidir.

Her ne kadar 4 Haziran 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 632 sayılı KHK ve 2 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6495 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca kamuda sözleşmeli olarak çalışan personel kadroya geçirilmiş olsa da bu tarihten sonra 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi uyarınca personel istihdamı hız kesmeden devam etmiş, bu statüde çalışan sözleşmeli kamu görevlilerinin sayısı yüzbinleri aşmış, daha önce olduğu gibi kamu personeli, yine 4/A’lı kadrolu ve 4/B’li sözleşmeli şeklinde bir ayrıma tabi tutulmuştur. 19/1/2023 tarihli ve 7433 sayılı Kanunla kamu kurum ve kuruluşlarındaki sözleşmeli personel bir kere daha kadroya geçirilmiştir. Ancak bundan sonra kamuya atanacak personelin sözleşmeli olarak 3 yıl görev yaptıktan sonra 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (A) fıkrası kapsamına alınacağı, personelin 1 yıl süre ile yer değiştirme hakkından mahrum bir biçimde çalıştıktan sonra 4.yılın sonunda kadrolu kamu görevlileri ile aynı haklara sahip olabileceği hükme bağlanmıştır.

Devletin asli görevlerinden bir tanesi de aile birliğinin korunması yönündedir.

Oysa sözleşmeli personelin eş durumu özrü nedeniyle yer değiştirme hakkının bulunmaması ailelerin parçalanmasına, çocuklarının Anayasanın 41 inci maddesinde ifadesini bulan “Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme” hakkının idare tarafından kullanılmasının önüne geçilmesine neden olmaktadır. Kamu görevlilerinin eş durumu, aile birliğinin sağlanması ve sağlık özrü nedeniyle tayinlerinin düzenli olarak gerçekleştirilmesi, parçalanmış ailelerin bir araya getirilmesi zorunludur.

Buna göre;

- Yukarıda sayılan düzenlemeler gereğince çalıştırılan personelin tamamı kadroya geçirilmeli, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin istisnasız olarak 657 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi sağlanmalı, kanuna dahil edilmemiş olan kurum ve kuruluşlar da maddeye eklenerek kapsam içine alınmalıdır.

- 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin “B” fıkrası kapsamında istihdam edilen personel ile diğer mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli, geçici, vekil gibi adlar altında çalışan personelin tamamı ilgili kanunun 4. maddesinin “A” fıkrasında çalışan kadrolu memur olarak değerlendirilmelidir.

- Bununla birlikte geçici işçiler, 4. maddenin “D” fıkrası; kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan üniversite ve yüksek okul mezunu kamu işçileri de talepleri halinde bir defaya mahsus olarak memur kadrolarına atanmak üzere ilgili maddenin “A” fıkrası kapsamında değerlendirilmelidir. Böylelikle kamuda personel statüleri memurlar ve kamu işçileri olarak belirlenmeli, güvencesiz ve esnek istihdam modelleri Kanundan çıkarılmalıdır.

- Kamuda, iş güvencesiz vekil memur çalıştırılmasına imkân sağlayan 657 sayılı Kanunun 86. maddesinin 1. paragrafındaki “veya açıktan” ibaresi ile 3. ve 4. paragrafları madde metninden çıkartılmalı, vekil imam ve benzeri çalışanlar kadroya geçirilerek kamuda iş güvencesi olmayan vekil personel çalıştırılması uygulaması son bulmalıdır.

- 6245 sayılı Kanunda gerekli değişiklikler yapılarak 4/B’li personele de nakil harcırahı verilmelidir.

- Aynı konu hakkında farklı kurumlar için çıkarılan yönetmeliklerdeki uyumsuzluklar kaldırılarak aynı konudaki bütün yönetmeliklerin aynı şartları taşıması sağlanmalıdır.

- Kadroya geçiş işleminin yapılmaması halinde 19/1/2023 tarihli ve 7433 sayılı Kanunda kapsam dışı kalan PTT’deki İHS’li personel, fahri Kur’an kursu öğreticileri, Aile Bakanlığı’nda ek ders karşılığı çalışan personel ile diğer vekil memurlar gibi çalışanlar da kadro kapsamına alınmalıdır.

İdari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen personelin tabi olduğu kanuna ait karmaşaya son verilmeli, hukuki statüleri belirlenmeli, sözleşme metninin 110. maddesinde, sözleşmeli personelin işten çıkarılmasını tamamen idarenin keyfine bırakarak iş güvencesini yok eden hüküm çıkarılmalıdır.

- Daha önce 4/C’li iken 4/B’ye geçen ardından da kadroya geçirilen personelin eğitim durumları itibarı ile hak ettikleri unvanlara geçmelerine olanak sağlayacak düzenleme yapılmalıdır. Aynı Kanunla getirilen 3+1 süreli sözleşmeli statüde istihdamın kaldırılarak tüm kamu görevlilerinin

657 sayılı Kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu olarak istihdamı sağlanmalı, kamuda 4/A’lı kadrolu ve güvenceli istihdam esas alınmalı, esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri tamamen sonlandırılmalıdır.

- Sözleşmeli personelin emeklilik için gerekli yaş şartını doldurduğu tarih itibarı ile re’sen emekli edilmesi uygulamasına son verilmelidir.