Buna göre 657 sayılı Kanuna tabi görev yapmakta olan personele mahkemelerde bilirkişilik yapması halinde bu faaliyeti sırasında idari izin verilebilir mi?

Konuyla ilgili olarak Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü mahkemelerde bilirkişilik yapan personele kurumlarınca idari izin verilip verilemeyeceğine açıklık getirilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 87 nci maddesinde;"... Ancak, bu Kanunun memurlara ikinci görev verilmesini öngören hükümleri ile hakem, tasfiye memuru ve bilirkişilere takdir olunan İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni başkanları, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan ve asli görevlerinin devamı niteliğinde olmayan çeşitli kurul, komisyon, heyet ve jüri çalışmalarına, Üniversiteler, Akademiler, Türkiye ve Orta - Doğu Amme İdaresi Enstitüsü ve özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan araştırma kurumları tarafından idareyle ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırma çalışmalarına katılanlar için özel kanunlarınca gösterilen veya bu kanunlara dayanılarak tespit edilen ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak 3.8.2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği ile bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılması ile Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun; 266 ncı maddesinde; "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmü, 270 inci maddesinde, "(1) Aşağıda sayılmış olan kişi ya da kuruluşlar, bilirkişilik görevini kabulle yükümlüdürler:

a) Resmî bilirkişiler ile 268 inci maddede belirtilmiş bulunan listelerde yer almış olanlar.

b) Bilgisine başvurulacak konuyu bilmeksizin, meslek veya zanaatlarını icra etmesine olanak bulunmayanlar.

c) Bilgisine başvurulacak konu hakkında, meslek veya sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanlar.

(2) Bu kişiler, ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine veya mahkemece kabul edilebilir diğer bir sebebe dayanarak, bilirkişilikten çekinebilirler." hükmü, 276 ncı maddesinde; "(1) Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye bırakamaz." hükmü yer almaktadır.

Yine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 19.11.2024 tarihli ve E-51376050- 650[650.02.2.2024]-552/27636 sayılı görüş yazısında; "657 sayılı Kanunun anılan hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, atamaya yetkili amir tarafından uygun görülmek kaydıyla yapılabilecek ikinci görevlere 88 inci maddede yer verildiği, ancak 87 nci maddede bilirkişilik görevinin atamaya yetkili amirlerin iznine tabi tutulmadığı görülmektedir. Açıklanan hükümlere göre; görevlerini iyi ve doğru yürütme hususunda amirlerine karşı sorumluluğu bulunan Devlet memurlarının bilirkişilik yapmalarında da herhangi bir kısıtlama bulunmamakta, buna göre bilirkişilik başvuru ilanları kapsamında yapılan başvurular üzerine bilirkişilik bölge kurulu listelerine kayıt edilmektedirler. Bu kapsamda, listeye kayıtlı bilirkişiler ve meslek ve sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanların geçerli bir mazereti olmadığı takdirde - Devlet memurları da dâhil olmak üzere- kendilerine verilen bilirkişilik görevini kabul etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilirkişinin, iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda ise görevlendirmeyi kabul etmemesi, görevlendirme yapıldığında bu mazeretini görevlendirmeyi yapan mercie bildirmesi gerekmektedir." denilmektedir.

Devlet memurlarının atamaya yetkili amirin izni olmaksızın mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapmaları ve takdir olunan bilirkişi ücretlerini almalarının mümkün bulunmaktadır. Asli ve sürekli kamu hizmetlerini yürütme konusunda kendi idarelerine karşı sorumlu olan Devlet memurlarının, yetkili mercilerden gelen bilirkişi görevine ilişkin duruşma, keşif vs. tevsik edici belgelerle amirlerini haberdar etmeleri gerektiği de açıktır.

Kamudaki işçi maaşları memur maaşlarını geçti! Kamudaki işçi maaşları memur maaşlarını geçti!

Bu itibarla, 657 sayılı Kanuna tabi görev yapmakta olan personelin bilirkişilik yapması hususunda yukarıda yer verilen hükümler ve mezkûr görüş çerçevesinde işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Bilirkişi olması nedeniyle Mahkemelere karşı sorumlu olan kişilerin yetkili mercilerden gelen bilirkişi görevine ilişkin duruşma, keşif vs. tevsik edici belgelerle amirlerini haberdar etmeleri gerekmekte olup kurumları da bu kişilere engel olmamalıdır. Aksi takdirde mahkemeler nezdinde sorumlu olmakla karşı karşıya kalınabilecektir.